Bundan sonra yolculuğuma keenavocado.com adresinden devam edeceğim. Önceki postlara ve aynı zamanda maceramın devamına buradan ulaşabilirsiniz.
Yeni sitede görüşmek üzere! :)
keen avocado
Derya'nın sağlıklı yaşam yolculuğu :)
31 Mart 2017 Cuma
2 Mart 2017 Perşembe
Izgara tavuk & yoğurtlu kereviz salatası
Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba! Whole30'la beraber tam kendime daha çok zaman ayırmaya, bana iyi gelen alışkanlıklar edinmeye, daha iyi ve daha sağlıklı yaşamaya başlamıştım ki, işlerdeki yoğunluk nedeniyle biraz tempoyu düşürmek zorunda kaldım. Şu sıralar hayatımda büyük bir değişim oluyor, uzun zamandır düşündüğüm ama bir türlü yapmaya cesaret edemediğim şeylerin peşinden koşuyorum! Bu süreçte bana en iyi gelen şeyler ise yeniden spor yapmaya, yemek pişirmeye, yeni tarifler araştırmaya ve instagram&bloga ilgi göstermeye başlamak. Bundan sonra umarım eskisinden daha aktif bir şekilde devam edeceğim yazmaya ve paylaşmaya :)
Sabah bir TV programında portakal dilimleri üzerinde servis edilen kereviz salatasını görünce dayanamadım ve çıkıp kereviz alıp geldim :) Yalnız evde portakal olduğunu sandığımdan (greyfurtmuş onlar!) ikinci ana malzemem eksik kalmış oldu :) Böylece ortaya farklı bir tarif çıkmış oldu ama bir dahakine mutlaka portakalla da deneyeceğim.
Yoğurtlu kereviz salatası
Malzemeler (2-3 kişilik)
2 orta boy kereviz
6-7 yemek kaşığı yoğurt
2-3 diş sarımsak
1 limon suyu
2 çay kaşığı limon kabuğu rendesi
1-2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
Tuz-karabiber
Kıyılmış maydanoz
Hazırlanışı
Kerevizleri soyup rendeleyin ve bir kaba alın. Kıyılmış maydanoz dışındaki tüm malzemeleri ekleyip iyice karıştırın. Izgarada pişirdiğiniz tavuk göğsü ile beraber, üzerine kıyılmış maydanoz serperek servis edin.
* Orijinal tarifteki portakal kabuğu rendesi yerine ben limon kabuğu rendesi kullandım, hiç acı bir tat katmadı ve son derece fresh bir aroma verdi.
* Yine orijinal tarifteki mayonezi ben es geçtim. Üzerini süslemek için ise evde bulunmadığı için dereotu & ceviz ikilisini kullanmadım. Bunların da çok yakışacağından eminim :)
Sabah bir TV programında portakal dilimleri üzerinde servis edilen kereviz salatasını görünce dayanamadım ve çıkıp kereviz alıp geldim :) Yalnız evde portakal olduğunu sandığımdan (greyfurtmuş onlar!) ikinci ana malzemem eksik kalmış oldu :) Böylece ortaya farklı bir tarif çıkmış oldu ama bir dahakine mutlaka portakalla da deneyeceğim.
Yoğurtlu kereviz salatası
Malzemeler (2-3 kişilik)
2 orta boy kereviz
6-7 yemek kaşığı yoğurt
2-3 diş sarımsak
1 limon suyu
2 çay kaşığı limon kabuğu rendesi
1-2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
Tuz-karabiber
Kıyılmış maydanoz
Hazırlanışı
Kerevizleri soyup rendeleyin ve bir kaba alın. Kıyılmış maydanoz dışındaki tüm malzemeleri ekleyip iyice karıştırın. Izgarada pişirdiğiniz tavuk göğsü ile beraber, üzerine kıyılmış maydanoz serperek servis edin.
![]() |
| kereviz!! |
* Yine orijinal tarifteki mayonezi ben es geçtim. Üzerini süslemek için ise evde bulunmadığı için dereotu & ceviz ikilisini kullanmadım. Bunların da çok yakışacağından eminim :)
21 Aralık 2016 Çarşamba
Buharda lahana sarma
Son 30 günde sosyal aktivitelerimin fazlasıyla yeme-içme odaklı olduğunu ve özel olarak bazı şeylerden kaçınırken (hamur, şeker ya da alkol gibi) arkadaş buluşmalarında ne kadar zorlandığımı farkettim. Daha fazla devam etseydim, ya sade kahve içmekten midem delinecekti ya da asosyal olacaktım. Benimki ekstra sıkı bir süreçti elbette, normal hayatıma sıfır şeker, sıfır alkol vb katı kurallarla devam etmeyi düşünmüyorum. Ama her iş yemeği ya da doğum günü kutlamasının kötü beslenmenin bahanesi haline gelmesini de istemiyorum...
Bir yemeğin hem lezzetli, hem eğlenceli hem de sağlıklı olması mümkün. Bu düşünceden yola çıkarak kendime sağlıklı bir parti menüsü hazırlamaya karar verdim. Yılbaşı yaklaşıyor, henüz planımız yok. Olur da son dakikada bizim evde bir organizasyon yapmaya karar verirsek blogun hakkını vereyim dedim :)
"Sağlıklı parti yemeği" konseptindeki ilk tarifimi buzdolabına sığmayan dev lahanama borçluyum. (Bkz: online market alışverişinin sürprizleri) Madem lahanamız var, saralım o zaman!
Buharda lahana sarma
Malzemeler (4 kişilik)
20-25 adet lahana yaprağı
İçi için
1 sap pırasa (doğranmış 1,5 su bardağı)
5 adet iri kestane mantarı
1 büyük boy havuç
80 gr ufak boy söğüş karides
1 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz-karabiber-toz kırmızı biber
Sosu için
1 domates
1/2 ufak boy kuru soğan
1 tatlı kaşığı doğranmış maydanoz
1 küçük diş sarımsak
6-7 halka jalapeno biber turşusu
Tuz-karabiber
Hazırlanışı
Lahana yapraklarını biraz yumuşamaları için kaynar suda 2-3 dakika haşlayın. Önce soğuk su dolu bir kasete aktarıp sonra kağıt havluyla kurulayarak kenara alın. Kalın damarlı kısımlarını ayıklayarak sarılacak büyüklükte parçalar hazırlayın. (Benim lahanam dev boyutta olduğu ve çok sıkı olmadığı için dış yaprakları kolay ayrıldı. Daha sıkı lahanaların yapraklarını ayırmak için lahanayı bütün halindeyken kaynar suya koyabilirsiniz.)
İçi için, bir tavaya zeytinyağını koyup pırasaları 2-3 dakika kavurun. Rendelenmiş havucu ekleyip 1-2 dakika daha karıştırarak pişirin. En son doğranmış mantarları ve baharatları ilave edip, mantarlar yumuşayıncaya kadar 2-3 dakika daha pişirdikten sonra bir kaba alın. Karışım soğuyunca üzerine söğüş karidesleri ekleyip karıştırın.
Lahana yapraklarının bir kenarına 1 yemek kaşığı kadar hazırladığınız içten koyup uzunlamasına sarın. Sardığınız lahanaları buharlı pişirici aparatına yerleştirip 15 dakika kadar buharda pişirin.
Sos için, acı biber turşusu dışındaki tüm malzemeleri rondodan geçirin. Küçük küçük doğranmış jalapenoları da ekleyip sos kasesine alın. Lahana sarmalarını sosla beraber servis edin.
19 Aralık 2016 Pazartesi
Whole30'da mutlu son!
Bitti!! Bitti!!! 30 gün bitti bile :) Birinin instagramında okumuştum, ne yapmak istiyorsanız hemen başlayın, sonuçlarını görmek için uzun zaman beklemeniz gerekeceğini düşünmeyin, çünkü zaman nasıl olsa geçiyor, yazmıştı. Aynen öyle oldu, bir ay bitiverdi ve ben bu 30 günümü, unsuz, şekersiz, alkolsüz, sigarasız geçirdim; geçirebildim. Her şeyin ötesinde, sadece bunu yapabilmiş ve verdiğim bu sözü tutabilmiş olmak bile kendimi çok iyi hissettiriyor!
Whole30'un son haftası açık ara en rahat ettiğim haftaydı. Günleri saymaya başlamanın beni gereceğini sanmıştım, çok yanılmışım. Kaçıncı günde olduğumu takip etmedim bile. Strese girmedim, sıkılmadım, yemek yapmaktan yorulmadım, 3. haftanın tam tersini yaşadım diyebilirim. Bu deneyimi ileride düşündüğümde, muhtemelen bu son günleri hatırlayacağım! Sanırım insanların whole30'u tekrar tekrar yapabilmesinin sırrı da burada :)
30 günde neler oldu?
* Öncelikle bunu yapmaya karar vermiş, başlamış ve bitirmiş olmanın verdiği bir gurur ve kendine güven duygusu var ki sanırım benim en çok bunu hissetmeye ihtiyacım varmış :)
* Öyle büyük bir enerji patlaması yaşamadım açıkçası. Ama gün içinde enerji seviyem çok oynamadı, kendimi daha dengeli hissettim.
* Cildim daha duru, saçlarım daha bakımlı görünmeye başladı.
* Bir sürü güzel güzel yemek tarifi deneme fırsatım oldu. Farklı sebzeler pişirdim. Meyvenin ne kadar güzel bir tadı olduğunu hatırladım. Tariflere ve malzemelere başka bir gözle bakmaya başladım. Bunun içine bunu mutlaka koymamız gerekiyor mu, daha sağlıklı bir alternatif olamaz mı? gibi sorular sormak alışkanlık haline geldi.
* Dışarıda yemek yemekten soğudum diyebilirim. :)
* Toplamda 3 kilo verdim.
* Sigara içmesem bile onunla ilgili bazı alışkanlıkların hala devam ettiğini; sıkıldığımda, bir mola vermek istediğimde ya da en basidi yemeğin bitmiş olduğu işareti için hala bir şeyin ihtiyacını duyduğumu farkettim. Avuç avuç çekirdek yememin, yemekten sonra portakal soymamın en büyük sebebi işte bu. Sigarayı bırakmak gerçekten müthiş önemli bir başarı, bunu yaptıktan sonra yerine meyve yemişim, kuruyemiş yemişim, insanın pek umrunda olmuyor. Ama bir yandan da yemekle kötü bir ilişki kurmamak lazım; takıntılı bir şekilde atıştırmak da istediğim bir şey değil. Bunun üzerine biraz daha çalışmam gerektiğini gördüm.
Son haftada neler yedim?
* Kahvaltıda yine yeni yeniden yumurta. Düşünmeden, sorgulamadan; sabah kahvesi-çayı gibi bir alışkanlıkla, yemeye devam ettim. Biraz bayıyor, kabul ediyorum, ama ne demiştim, düşünmeden, sorgulamadan.... :)
* Ofise öğle yemeği götürmeye devam ettim. Beni 1 ay boyunda hizada tutan en önemli şey buydu. Ofiste sağlıklı alternatiflerim olmasına rağmen, o yemeği hazırlamanın ve yanımda getirmenin psikolojik açıdan bana çok faydası oldu.
Nelerde zorlandım?
* Cumartesi günü, yani 29. günümde eve gelecek bir misafir için elmalı kek pişirdim. Uzun zamandır yapmadığım bir tarifti ve her zamanki gibi yine malzemelerde kafama göre eklemeler-çıkarmalar yaptım. Emin olmak için fırına atmadan hamurun tadına baktım. (What can I do sometimes) Pişmiş kekten yememek ise gerçekten zordu. Tarçın serpilmiş elma ve cevizle idare etmeye çalıştım, kendime bugün için ufak bir dilim ayırıp gerisini evden yolladım :)
* Meyve ve kuru yemişi azaltmak çok zor geldi. İyi bir sebeple bile olsa bazı besin gruplarının komple yasaklanması zaman zaman insanı yoksunluk kafasına sokuyor. Hem bu yoksunluğu yaşayıp, üstüne bir de sağlıklı gıdaları kısıtlamaya çalışmak fikri beni aştı. Bu açıdan kendimi daha fazla zorlamak istemedim. Muhtemelen patates için gösterdiğim hassasiyeti (yasak olmamasına rağmen 30 günde sadece 2-3 kez patates yedim) meyve ve kuru yemiş için de gösterebilseydim çok daha fazla kilo vermiş olurdum. Tamam, ilk hedef zayıflamak değil; tartılmıyoruz, ölçüp biçmiyoruz, kalori saymıyoruz ama şu da bir gerçek ki bunlar günlük aldığım kalori/doğal şeker miktarını çok yukarı taşıdı.
Peki ya bundan sonra?
Bundan sonrası için hiç oturup düşünme fırsatım olmadı :) Bugüne kadarki mantıkla biraz daha devam edeceğim sanırım, tabii ki daha rahat davranarak. Şimdi besin gruplarını beslenmeme teker teker ekleyip etkilerini gözlemlemek için bir fırsatım var; bunu mümkün olduğunca detaylı yapmaya çalışacağım.
İlerleyen günlerde, işlenmiş, katkılı ya da ilave şeker/tatlandırıcı içeren gıdaları büyük ölçüde kesmek, tahılları ve sütü daha nadir tüketmek gibi hedeflerim var. Vücuduma ve sindirimime negatif bir etkisi olmadığını umduğum yulaf, mercimek, yoğurt vb şeyleri ise düzenli olarak yemeye devam etmeyi planlıyorum. Bu genel kurallarla, elbette hayat tarzıma ve dönemsel ihtiyaçlarıma göre düzenlemeler yaparak, arada mutlaka kendime kaçamak yapacak zamanlar tanıyarak hayatıma devam edeceğim :)
Whole30'un son haftası açık ara en rahat ettiğim haftaydı. Günleri saymaya başlamanın beni gereceğini sanmıştım, çok yanılmışım. Kaçıncı günde olduğumu takip etmedim bile. Strese girmedim, sıkılmadım, yemek yapmaktan yorulmadım, 3. haftanın tam tersini yaşadım diyebilirim. Bu deneyimi ileride düşündüğümde, muhtemelen bu son günleri hatırlayacağım! Sanırım insanların whole30'u tekrar tekrar yapabilmesinin sırrı da burada :)
30 günde neler oldu?
* Öncelikle bunu yapmaya karar vermiş, başlamış ve bitirmiş olmanın verdiği bir gurur ve kendine güven duygusu var ki sanırım benim en çok bunu hissetmeye ihtiyacım varmış :)
* Öyle büyük bir enerji patlaması yaşamadım açıkçası. Ama gün içinde enerji seviyem çok oynamadı, kendimi daha dengeli hissettim.
* Cildim daha duru, saçlarım daha bakımlı görünmeye başladı.
* Bir sürü güzel güzel yemek tarifi deneme fırsatım oldu. Farklı sebzeler pişirdim. Meyvenin ne kadar güzel bir tadı olduğunu hatırladım. Tariflere ve malzemelere başka bir gözle bakmaya başladım. Bunun içine bunu mutlaka koymamız gerekiyor mu, daha sağlıklı bir alternatif olamaz mı? gibi sorular sormak alışkanlık haline geldi.
* Dışarıda yemek yemekten soğudum diyebilirim. :)
* Toplamda 3 kilo verdim.
* Sigara içmesem bile onunla ilgili bazı alışkanlıkların hala devam ettiğini; sıkıldığımda, bir mola vermek istediğimde ya da en basidi yemeğin bitmiş olduğu işareti için hala bir şeyin ihtiyacını duyduğumu farkettim. Avuç avuç çekirdek yememin, yemekten sonra portakal soymamın en büyük sebebi işte bu. Sigarayı bırakmak gerçekten müthiş önemli bir başarı, bunu yaptıktan sonra yerine meyve yemişim, kuruyemiş yemişim, insanın pek umrunda olmuyor. Ama bir yandan da yemekle kötü bir ilişki kurmamak lazım; takıntılı bir şekilde atıştırmak da istediğim bir şey değil. Bunun üzerine biraz daha çalışmam gerektiğini gördüm.
Son haftada neler yedim?
* Kahvaltıda yine yeni yeniden yumurta. Düşünmeden, sorgulamadan; sabah kahvesi-çayı gibi bir alışkanlıkla, yemeye devam ettim. Biraz bayıyor, kabul ediyorum, ama ne demiştim, düşünmeden, sorgulamadan.... :)
* Ofise öğle yemeği götürmeye devam ettim. Beni 1 ay boyunda hizada tutan en önemli şey buydu. Ofiste sağlıklı alternatiflerim olmasına rağmen, o yemeği hazırlamanın ve yanımda getirmenin psikolojik açıdan bana çok faydası oldu.
Nelerde zorlandım?
* Cumartesi günü, yani 29. günümde eve gelecek bir misafir için elmalı kek pişirdim. Uzun zamandır yapmadığım bir tarifti ve her zamanki gibi yine malzemelerde kafama göre eklemeler-çıkarmalar yaptım. Emin olmak için fırına atmadan hamurun tadına baktım. (What can I do sometimes) Pişmiş kekten yememek ise gerçekten zordu. Tarçın serpilmiş elma ve cevizle idare etmeye çalıştım, kendime bugün için ufak bir dilim ayırıp gerisini evden yolladım :)
* Meyve ve kuru yemişi azaltmak çok zor geldi. İyi bir sebeple bile olsa bazı besin gruplarının komple yasaklanması zaman zaman insanı yoksunluk kafasına sokuyor. Hem bu yoksunluğu yaşayıp, üstüne bir de sağlıklı gıdaları kısıtlamaya çalışmak fikri beni aştı. Bu açıdan kendimi daha fazla zorlamak istemedim. Muhtemelen patates için gösterdiğim hassasiyeti (yasak olmamasına rağmen 30 günde sadece 2-3 kez patates yedim) meyve ve kuru yemiş için de gösterebilseydim çok daha fazla kilo vermiş olurdum. Tamam, ilk hedef zayıflamak değil; tartılmıyoruz, ölçüp biçmiyoruz, kalori saymıyoruz ama şu da bir gerçek ki bunlar günlük aldığım kalori/doğal şeker miktarını çok yukarı taşıdı.
Peki ya bundan sonra?
Bundan sonrası için hiç oturup düşünme fırsatım olmadı :) Bugüne kadarki mantıkla biraz daha devam edeceğim sanırım, tabii ki daha rahat davranarak. Şimdi besin gruplarını beslenmeme teker teker ekleyip etkilerini gözlemlemek için bir fırsatım var; bunu mümkün olduğunca detaylı yapmaya çalışacağım.
İlerleyen günlerde, işlenmiş, katkılı ya da ilave şeker/tatlandırıcı içeren gıdaları büyük ölçüde kesmek, tahılları ve sütü daha nadir tüketmek gibi hedeflerim var. Vücuduma ve sindirimime negatif bir etkisi olmadığını umduğum yulaf, mercimek, yoğurt vb şeyleri ise düzenli olarak yemeye devam etmeyi planlıyorum. Bu genel kurallarla, elbette hayat tarzıma ve dönemsel ihtiyaçlarıma göre düzenlemeler yaparak, arada mutlaka kendime kaçamak yapacak zamanlar tanıyarak hayatıma devam edeceğim :)
16 Aralık 2016 Cuma
Günün menüsü vol.2
İtiraf edeyim, aslında blogda daha fazla günün menüsü postu yapmayı hedeflemiştim. Özellikle sağlıklı yemek planlamakta zorlananlar, farklı fikirler arayanlar ya da tam olarak nasıl beslendiğimi merak edenler için, tek başına yemek tariflerinin yanı sıra tüm öğünleriyle bir günü görmenin de enteresan olacağını düşünüyorum. Bu 30 gün süresince bunu istediğim sıklıkta yapamadım ama whole30 sonrası hayat devam edecek! Ben de günün menüsü postlarıma devam edeceğim :)
Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik ve ta taam işte karşınızda 27. günün menüsü. "Sabah da tavuk, öğlen de tavuk" diyenler için, evet, bir seferde birkaç öğünlük yemek hazırlamak isteyenlerin kaçınılmaz sonu bu. Ya aynı yemeği ya da aynı temel malzemeyi tekrarlamanız gerekiyor. Bir akşam oturup tavuk göğüs haşlayınca, sonraki günlerin menüsü tavuk suyuna çorba, haşlanmış tavuklu salata, tavuklu omlet... diye devam ediyor :) O kadar da olsun!
Kahvaltı
Buna mücver dışında ne denir bilemiyorum. Mini krep? Mini omlet? Çok sade, çok pratik ve çok lezzetli. Tabii ki unsuz ve az yağda pişmiş. Bunları önceki akşamdan yapmıştım ve yarısını sabaha sakladım. Tadı kesinlikle dolapta beklemiş omlet gibi olmuyor, merak etmeyin :)
Öğle
İşte bahsettiğim haşlanmış tavukların devamı öğle yemeğinde karşınızda. Biraz soğan ve kırmızı biberle çevrilmiş mantar ve lahana salatasıyla beraber. Ofise götürdüğüm en lezzetli öğle yemeklerinden biri.
Akşam
İş çıkışı eve dönerken balıkçıya uğrayıp, bir palamutu temizletip halka halka kestiriyorum. Balıklar teflonda pişerken de salatayı hazırlıyorum. 2 kişilik akşam yemeğimiz 10 dakika içinde hazır. Hem pratik, hem ekonomik, hem sağlıklı :)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)









