19 Aralık 2016 Pazartesi

Whole30'da mutlu son!

Bitti!! Bitti!!! 30 gün bitti bile :) Birinin instagramında okumuştum, ne yapmak istiyorsanız hemen başlayın, sonuçlarını görmek için uzun zaman beklemeniz gerekeceğini düşünmeyin, çünkü zaman nasıl olsa geçiyor, yazmıştı. Aynen öyle oldu, bir ay bitiverdi ve ben bu 30 günümü, unsuz, şekersiz, alkolsüz, sigarasız geçirdim; geçirebildim. Her şeyin ötesinde, sadece bunu yapabilmiş ve verdiğim bu sözü tutabilmiş olmak bile kendimi çok iyi hissettiriyor!



Whole30'un son haftası açık ara en rahat ettiğim haftaydı. Günleri saymaya başlamanın beni gereceğini sanmıştım, çok yanılmışım. Kaçıncı günde olduğumu takip etmedim bile. Strese girmedim, sıkılmadım, yemek yapmaktan yorulmadım, 3. haftanın tam tersini yaşadım diyebilirim. Bu deneyimi ileride düşündüğümde, muhtemelen bu son günleri hatırlayacağım! Sanırım insanların whole30'u tekrar tekrar yapabilmesinin sırrı da burada :)

30 günde neler oldu?

* Öncelikle bunu yapmaya karar vermiş, başlamış ve bitirmiş olmanın verdiği bir gurur ve kendine güven duygusu var ki sanırım benim en çok bunu hissetmeye ihtiyacım varmış :)

* Öyle büyük bir enerji patlaması yaşamadım açıkçası. Ama gün içinde enerji seviyem çok oynamadı, kendimi daha dengeli hissettim.

* Cildim daha duru, saçlarım daha bakımlı görünmeye başladı.

* Bir sürü güzel güzel yemek tarifi deneme fırsatım oldu. Farklı sebzeler pişirdim. Meyvenin ne kadar güzel bir tadı olduğunu hatırladım. Tariflere ve malzemelere başka bir gözle bakmaya başladım. Bunun içine bunu mutlaka koymamız gerekiyor mu, daha sağlıklı bir alternatif olamaz mı? gibi sorular sormak alışkanlık haline geldi.

* Dışarıda yemek yemekten soğudum diyebilirim. :)

* Toplamda 3 kilo verdim.

* Sigara içmesem bile onunla ilgili bazı alışkanlıkların hala devam ettiğini; sıkıldığımda, bir mola vermek istediğimde ya da en basidi yemeğin bitmiş olduğu işareti için hala bir şeyin ihtiyacını duyduğumu farkettim. Avuç avuç çekirdek yememin, yemekten sonra portakal soymamın en büyük sebebi işte bu. Sigarayı bırakmak gerçekten müthiş önemli bir başarı, bunu yaptıktan sonra yerine meyve yemişim, kuruyemiş yemişim, insanın pek umrunda olmuyor. Ama bir yandan da yemekle kötü bir ilişki kurmamak lazım; takıntılı bir şekilde atıştırmak da istediğim bir şey değil. Bunun üzerine biraz daha çalışmam gerektiğini gördüm.



Son haftada neler yedim?

* Kahvaltıda yine yeni yeniden yumurta. Düşünmeden, sorgulamadan; sabah kahvesi-çayı gibi bir alışkanlıkla, yemeye devam ettim. Biraz bayıyor, kabul ediyorum, ama ne demiştim, düşünmeden, sorgulamadan.... :)

* Ofise öğle yemeği götürmeye devam ettim. Beni 1 ay boyunda hizada tutan en önemli şey buydu. Ofiste sağlıklı alternatiflerim olmasına rağmen, o yemeği hazırlamanın ve yanımda getirmenin psikolojik açıdan bana çok faydası oldu.

Nelerde zorlandım?

* Cumartesi günü, yani 29. günümde eve gelecek bir misafir için elmalı kek pişirdim. Uzun zamandır yapmadığım bir tarifti ve her zamanki gibi yine malzemelerde kafama göre eklemeler-çıkarmalar yaptım. Emin olmak için fırına atmadan hamurun tadına baktım. (What can I do sometimes) Pişmiş kekten yememek ise gerçekten zordu. Tarçın serpilmiş elma ve cevizle idare etmeye çalıştım, kendime bugün için ufak bir dilim ayırıp gerisini evden yolladım :)

* Meyve ve kuru yemişi azaltmak çok zor geldi. İyi bir sebeple bile olsa bazı besin gruplarının komple yasaklanması zaman zaman insanı yoksunluk kafasına sokuyor. Hem bu yoksunluğu yaşayıp, üstüne bir de sağlıklı gıdaları kısıtlamaya çalışmak fikri beni aştı. Bu açıdan kendimi daha fazla zorlamak istemedim. Muhtemelen patates için gösterdiğim hassasiyeti (yasak olmamasına rağmen 30 günde sadece 2-3 kez patates yedim) meyve ve kuru yemiş için de gösterebilseydim çok daha fazla kilo vermiş olurdum. Tamam, ilk hedef zayıflamak değil; tartılmıyoruz, ölçüp biçmiyoruz, kalori saymıyoruz ama şu da bir gerçek ki bunlar günlük aldığım kalori/doğal şeker miktarını çok yukarı taşıdı.

Peki ya bundan sonra?

Bundan sonrası için hiç oturup düşünme fırsatım olmadı :) Bugüne kadarki mantıkla biraz daha devam edeceğim sanırım, tabii ki daha rahat davranarak. Şimdi besin gruplarını beslenmeme teker teker ekleyip etkilerini gözlemlemek için bir fırsatım var; bunu mümkün olduğunca detaylı yapmaya çalışacağım.

İlerleyen günlerde, işlenmiş, katkılı ya da ilave şeker/tatlandırıcı içeren gıdaları büyük ölçüde kesmek, tahılları ve sütü daha nadir tüketmek gibi hedeflerim var. Vücuduma ve sindirimime negatif bir etkisi olmadığını umduğum yulaf, mercimek, yoğurt vb şeyleri ise düzenli olarak yemeye devam etmeyi planlıyorum. Bu genel kurallarla, elbette hayat tarzıma ve dönemsel ihtiyaçlarıma göre düzenlemeler yaparak, arada mutlaka kendime kaçamak yapacak zamanlar tanıyarak hayatıma devam edeceğim :)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder