30 Ekim 2016 Pazar

Kuruyemiş sütlerine giriş : Kaju fıstığı sütü

Süt grubuyla ilişki durumum karmaşık.

Sıcak süt içemem ama latteye bayılırım. Yoğurdu sade yiyemem -en azından biraz tarçın karıştırmam gerekir içine- buna karşılık tam bir peynirseverim. Laktozsuz olsun olmasın, son zamanlarda kahveme koyduğum iki kaşık süt bile midemi rahatsız etmeye başladı. Belki gerçekten fiziksel, belki psikolojik, belki de kutu sütlerle alakalı bir durum, tam olarak çözemedim. En sonunda her şey netleşinceye kadar bu ilişkiye biraz ara vermeye karar verdim. Sonra yeni baştan tanışacağız kendileriyle.

Zaten bardak bardak süt içen birisi değilim ama yine de tamamen kesip atmaktansa bir alternatif aramaya başladım. İşte evde kaju fıstığı sütü yapmayı denemem de bu arayışımın bir sonucu. Ev yapımı kuruyemiş sütlerinin en popüleri badem sütü. Benim kaju fıstığını tercih etmemin sebebi ise, bademden daha yumuşak olması, kabuk soyma derdi olmaması ve suya daha iyi karışması. Kaju sütünü yemek tariflerinde henüz denemedim ama pişirmeye de uygun. Müsliye eklemek ya da chia pudinginde kullanmak içinse dört dörtlük olduğunu söyleyebilirim :)

Piyasada bir çok "bitkisel" süt bulunuyor artık. Ancak çoğu aromalı, tatlandırıcı/şeker ilaveli, ayrıca fiyatları da oldukça yüksek. Buna karşılık evde kuruyemiş sütü yapmak için gerekenler sadece çiğ kuruyemiş, su ve bir blender.



Kaju fıstığı sütü

Malzemeler (1 bardak için)
15-20 adet çiğ kaju fıstığı
1 bardak içme suyu
Islatmak için su
* Karıştırmak için blender
* Süzmek için tülbent (veya yoğurt torbası)

Hazırlanışı
Çiğ kaju fıstıklarını bir gece önceden, üzerini tamamen örtecek kadar suyla ıslatın.

Kajular beklemede...

Ertesi gün, fıstıkları süzüp yıkadıktan sonra doğrayıcının içerisine alın. (Bu aşamada size güçlü motoru olan bir blender kullanmanızı öneriyorum ama benim evimdeki ufak doğrayıcı da şimdilik yeterince iş görüyor.) Üzerlerine bir bardak suyu yavaş yavaş ekleyip, fıstıklar iyice ezilip pürüzsüz bir süt görünümüne kavuşana kadar karıştırın. Suyu tek seferde koymak yerine sütün yoğunluğunu kontrol ederek parça parça eklerseniz,  istediğiniz kıvamı kendiniz ayarlayabilirsiniz. (Bu ölçüyle light süt kıvamında oluyor) Hem bu şekilde daha fıstıklar suya çok daha iyi karışıyor.


Bu işlemden sonra fıstıklar büyük ölçüde süte dönüşmüş oluyor ama benim gibi blender yerine mutfak robotu/doğrayıcı kullanıyorsanız az miktarda tortu kalmış olabilir. Eğer pürüzsüz bir süt elde etmek istiyorsanız sütünüzü temiz bir tülbent ya da süzme yoğurt torbası yardımıyla süzüp kalan fıstık parçacıklarını başka tariflerde kullanabilirsiniz.

Kaju sütü buzdolabında 2 gün kadar saklanabiliyor. Yalnızca kullanmadan önce biraz çalkalamanız gerekebilir :) Afiyet olsun!

29 Ekim 2016 Cumartesi

Sonbahar renginde : Balkabağı

Uzun yıllar boyunca benim için balkabağı tek bir şeyi ifade etti : kabak tatlısı – ki kendisiyle aramız (babamın özel tarifine kadar) pek de iyi sayılmazdı. Sonradan bir çok farklı şekilde tatmak bile imajını değiştirmeye yetmedi. Balkabağı gördüğümde, “kabak tatlısı yapmak için satılan bir meyve”den başka bir şey geçmedi aklımdan; kafamı çevirip yoluma devam ettim :)

Bu ay, hem sezonunun gelişi hem de cadılar bayramı nedeniyle, takip ettiğim Instagram hesapları ve bloglar, balkabağı tarifleriyle dolup taşmaya başlayınca, ben de daha fazla kayıtsız kalamadım. Havalar giderek soğurken, içimizi ısıtacak bol baharatlı bir çorba yapmaya karar verdim ve kendini tatlı zanneden bu çorba çıktı ortaya! Öyle ki bir dahaki sefere soğanı-tuzu çıkarıp direk tatlı niyetine pişirmeyi planlıyorum :)



Baharatlı balkabağı çorbası

Malzemeler (2-3 kişilik)
Yarım kilo ayıklanmış balkabağı  
3 su bardağı su
1 havuç
1 kuru soğan
1 yeşil elma
2 yemek kaşığı sıvıyağ
2 yemek kaşığı limon suyu
1/2 çay kaşığı tarçın
1/2 çay kaşığı yenibahar
1/2 çay kaşığı tatlı kırmızı toz biber
Tuz-karabiber

Üzeri için
Ceviz içi
Acı kırmızı biber

Hazırlık!
Hazırlanışı
Bütün malzemeleri yıkayıp soyup iri iri doğrayın. Sıvıyağ eklediğiniz tencerede önce soğanları biraz çevirip, sonra havuç ve balkabaklarını, en son da elmaları ekleyin.


Malzemeler biraz yumuşadıktan sonra baharatları ekleyip karıştırın. Suyunu da ekledikten sonra kapağını kapatıp orta ateşte pişmeye bırakın. Piştikten sonra limon suyunu ekleyin ve el blenderıyla çorbayı püre haline getirin. Ben bu tarz çorbaları yoğun kıvamlı seviyorum ama siz su miktarını değiştirerek kıvamını istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Üzerine biraz dövülmüş ceviz ve acı kırmızı biber serperek servis edin. Afiyet olsun :)

26 Ekim 2016 Çarşamba

Karnabahar pilavına giriş

Uzun zamandır evde pilav pişirmiyorum. Özellikle tahıl grubuna birkaç istisna dışında ara verdiğimden beri, esmer pirinç ya da bulgur da kullanmaz oldum. Ama işte bazen insanın gözü pilav dokusunda bir şey arıyor, üzerine sıcacık sebzeli bir et yemeği koyacak, yemeğin suyuyla beraber kaşıklayacak…

Karnabahar pilavı ile kabak spagetti, bloglarda çok sık rastladığım tariflerden. Spagettiyi pek çok kez değişik soslarla yaptım ama pilavı deneme fırsatım olmamıştı. Hazırlaması ve pişirmesi o kadar kolay ki, önümüzdeki günlerde kesin daha farklı versiyonları da yapacağım!

Sade karnabahar pilavı 

Malzemeler (2 kişilik)
½ orta boy karnabahar
1 yemek kaşığı sıvıyağ

Hazırlanışı
Bu tarifin püf noktası karnabahar çiçeklerini pilav görüntüsü verecek şekilde doğramak. Bunun için ben mutfak robotu kullandım, rendenin iri kısmıyla da yapılabilir. Karnabaharların yeşil yapraklarını çıkarıp, yıkayıp, iyice kurulayın. Mutfak robotuna atacak eşit büyüklükte parçalara ayırın. 

Rondoya hazırlık

İri bulgur tanesi büyüklüğüne (yani küçüklüğüne!! ) gelene kadar doğradıktan sonra bir kağıt havlu üzerine alıp yeniden kurulayın. 


Pilav hazır!

Tencerede sıvı yağ ile biraz kavurup, kısık ateşte arada karıştırarak kapalı kapakla 10-15 dakika kadar pişirin. Karnabaharın pişmesini ama tanelerin yine de diri kalmasını istiyoruz. Elbette biraz karnabahar tadı geliyor ama üstündeki yemekle karışınca bana bulgur pilavını kesinlikle aratmadı!

Karnabahar pilavı & wokta sebzeli et


Yaptığım et yemeği biberli, zencefilli ve sarımsaklı, yani oldukça aromatik olduğu için ben pilavı sade yapmayı tercih ettim. Kavrulmuş soğanla pişirip farklı baharatlar eklemek de çok yakışacaktır. Sanırım bir dahaki sefere yemeği sade tutup pilavı renklendirmeyi deneyeceğim :)


25 Ekim 2016 Salı

Pratik kahvaltı vol.1 Chia puding

Aztek savaşçılarının gıdası olarak anılan chia tohumu, yüksek lif, kalsiyum, protein ve omega-3 içermesi, glütensiz oluşu ve uzun süre tok tutma özelliği sayesinde son dönemde oldukça popüler. Bir yandan, aslında chianın pazarlandığı kadar mucizevi bir “süper besin” olup olmadığı tartışmaları devam ederken, bir yandan bir çok beslenme uzmanı tarafından diyetlere eklenmesi öneriliyor.

Süpersonik olsun ya da olmasın, chia tohumları, günlük hayatıma kolayca ekleyebileceğim farklı bir gıda olarak mutfağımda yerini aldı. Bunun en büyük sebebi ise haftaiçi kahvaltı edememe sorunuma iki dakikada çözüm getirmiş olması.

Hem kalkar kalkmaz bir şey yiyemeyen, hem de evden çıkmadan önceki hazırlanma süresini uykudan çalınmış olarak algılayan biri olarak, önceden hazırlayıp, sabah ofiste yemek üzere çantama atabildiğim kahvaltı fikirlerine bayılıyorum. Önceki geceden hazırlanan chia puding de bunlardan biri.

Günaydın!

Taze meyveli chia pudding

Malzemeler (2 kişilik)
3 yemek kaşığı chia tohumu
2/3 su bardağı kaju fıstığı sütü – Dilediğiniz sütü kullanabilir ve istediğiniz kıvama göre miktarını ayarlayabilirsiniz
Taze meyveler – Bu da sizin yaratıcılığınıza kalmış!

Hazırlanışı
Chia tohumlarını iki küçük kavanoza yarı yarıya bölüştürüp üzerlerine sütü paylaştırarak iyice karıştırın, sonra buzdolabına kaldırın. 

Buzdolabına koymadan hemen önce...

Tohumların birbirine yapışmaması için ilk iki saat içinde bir kaç kez dolaptan çıkarıp, karıştırıp yeniden kaldırabilirsiniz. Bu işlemi yapmadan da bir sorun yaşamadım ama bu şekilde garanti oluyor :) Sabah jelleşmiş pudingler hazır bir şekilde sizi bekliyor olacak. Üzerlerine dilediğiniz meyveleri ekleyin (Ben muz, ananas ve taze yaban mersini kullandım) ve kahvaltınız hazır! Çok pratik olduğunu söylemiş miydim?

Püf noktaları
İnternette chia tohumlarının günlük tüketim miktarı olarak 1-3 yemek kaşığı arasında farklı ölçülere rastlıyorum. Ben paketin arkasındaki “günde 1,5 yemek kaşığı” ölçüsüne uydum, 2 porsiyon puding için toplam 3 yemek kaşığı chia tohumu kullandım.

* Bir süreliğine süt grubunu askıya almayı planladığım için, bu tarifi evde yaptığım kaju fıstığı sütü ile denedim. Evde yapması çok kolay, tek gereken çiğ kaju fıstığı, su ve blender. Bunun tarifini de en kısa zamanda paylaşacağım. (Edit : Paylaştım!)

* Benim için taze meyvelerin tadı yeterli, ama daha tatlı tercih ederseniz pudinginizi bal, reçel, agave şurubu, tatlandırıcı vb ile hazırlayabilirsiniz.

* Evde yapılan pudinglerin kıvamı tohumdan tohuma, sütten süte, süreden süreye, zevkten zevke değişiyor :) Yapacağınız bir kaç denemeyle size en uygun olan kıvamı yakalayabilirsiniz.

* Pudingi büyük bir kavanozda yapıp sabah küçük kaselere paylaştırmak da güzel bir fikir, altına ya da arasına meyve, meyve püresi, fındık-fıstık vb ekleyerek çok daha güzel sunumlar hazırlanabiliyor!

24 Ekim 2016 Pazartesi

Bir pazar kahvaltısı : Avokadolu poşe yumurta

Çocukluğumdan beri hafta içleri kahvaltı etmekte zorlanırım. Uyanır uyanmaz yemek yiyememekle ilgili bir durum benimki. Oysa hafta sonları öyle mi? Ortaya söylenen bir menemenle taçlandırılmış klasik Türk kahvaltısı en büyük keyiflerimden biri.

Son zamanlarda hafta sonu dışarı çıktığımızda yolumuz kahvaltıcılardan çok kafe/restoranlara düşünce, biz de daha farklı şeyler dener olduk. Yoğurtlu granola, meyveli chia pudding, kruvasan gibi evde pek yapmadığımız kahvaltılıkların cazibesine kapıldık. Ve tabii bir de poşe yumurta!

Birkaç püf noktasına dikkat edince, evde yapması çok kolay aslında. Ben de gözümü korkak alıştırmayıp, bu pazar kolları sıvadım ve ilk denememde bu müthiş tabak çıktı ortaya. Pazar kahvaltısı diye işte buna derim.



Avokadolu poşe yumurta

Malzemeler (2 kişilik)
4 yumurta (mümkün olduğunca taze)
1 tatlı kaşığı sirke
Kaynar su

Salatası için
1 avokado
12 mantar
Yarım demet roka
Cherry domates

Hazırlanışı
Mantarları kalın kalın dilimleyip yağsız teflon tavada suyunu salıp tekrar çekene kadar pişirin. Roka, domates ve mantarları bir kapta tuz, limon ve zeytinyağıyla harmanlayıp tabaklara paylaştırın. Avokadoları önce ikiye ayırıp iç kısmını diklemesine bıçakla çizip, bir kaşıkla kabuğundan sıyırın ve salatanın üzerine yerleştirin.

Salatalar yumurtaları beklerken :)

Poşe yumurta için, bir tencereye kaynar suyla sirkeyi ekleyerek ocağı kısın. Burada önemli olan suyun fokurdamaması. İlk yumurtayı önce bir kaseye kırıp, sonra yavaşça suyun içine kaydırın. Beyaz kısmının sarısının üzerini sarması için bir kaşıkla - yumurtaya değmeden - yavaşça suyu karıştırın ve aynı işlemi diğer yumurtalarla tekrarlayın. Ben sarısını sulu sevdiğim için, yumurtaları yaklaşık 3,5 dakika pişirdikten sonra, kırdığım sırayla, delikli bir kaşık yardımıyla tencereden çıkarmaya başladım. Daha katı seviyorsanız biraz daha uzun tutabilirsiniz. Önce fazla suyunu almak için kağıt havlu serilmiş bir tabağa, oradan da avokadoların üzerine alın. Taze çekilmiş karabiberle de son dokunuşu yapın.



Son olarak gelelim yumurtaya ekmek banma mevzuuna… Avokado ve yumurtaları bir dilim tam tahıllı ekmek üzerinde servis etmek tamamen sizin tercihiniz. Ben şu sıralar tahıl tüketmediğim bir dönemde olduğumdan ekmek kullanmadım, mantarlar bu görevi başarıyla yerine getirdi :) Afiyet olsun!

En kolay palamut

Ben balık pişen bir evde büyüdüm. Hatta her hafta balığa çıkılan! Ne ayıklamasına üşenilir, ne mutfağın kokması dert edilirdi. Tavası, ızgarası, buğulaması, çorbası, limonlusu, fırında beşamel soslusu… her türlüsü olurdu soframızda.

Balığı çok sevmeme ve fırsat buldukça yemeye çalışmama rağmen, bu eski alışkanlıklarımızın epey gerisindeyim ne yazık ki. Benim eve giren balıklar, somonla konserve tonun dışına pek çıkamıyor-du! Bu haftasonuna kadar :)

Karşınızda mevsimin güzeli palamut, daha da güzeli, bu tabağı hazırlamak sadece 20 dakika!


Sezonu başladığından beri aklımda, üstelik son haftalarda hangi yemek programını açsam farklı bir palamut tarifiyle karşılaşıyorum. Ben en kolayından başlayayım dedim.

İlk hedefim evde düzenli olarak yemek pişirmek. Bu nedenle yemekleri sade tutmak ve yarım saat içinde sofraya koyabilmek benim için çok önemli. Çünkü biliyorum ki hazırlamaya üşendiğim an dışarıdan sipariş vereceğim. Ve o kadar cezbedici alternatifin arasında –hele açken- sağlıklı bir tercih yapmak ciddi irade isteyecek. Hem evde pişen yemek gibisi var mı? :)

Teflonda palamut

Malzemeler
Halka halka kesilmiş palamut (Bakınız: takoz)
Sıvı yağ

Sosu için
İnce kıyılmış maydanoz  
Ezilmiş sarımsak
Limon suyu

Hazırlanışı
Palamutları yıkayıp kuruladıktan sonra, her iki taraflarına tuz-karabiber serpip, yapışmaması için tavayı parlatacak kadar sıvı yağ gezdirilmiş teflonda iki tarafı kızarana kadar pişirin. Hepsi bu! Tek numarası, taze otlu sosu. Maydanoz, sarımsak ve limon suyunu karıştırıp servis ederken balıkların üzerine paylaştırın. Sadece limon da gayet yeterli bence- ya da salatanın suyu! Yanında limonlu-sirkeli havuç-turp-yeşil soğan salatası ve balığın olmazsa olmazı rokayla mis gibi oldu.

Balık & salata, hem besleyiciliği hem lezzeti hem de bir çok farklı beslenme stiline uygunluğu açısından, hızlı, kolay ve sağlıklı yemek arayanlar için en güzel alternatiflerden biri. Afiyet olsun!

19 Ekim 2016 Çarşamba

Her şey bir salatayla başladı



Hayır, tavuklu salata tarifi vermeyeceğim :) Sadece açılışı bugünkü öğle yemeğimin fotoğrafı ile yapmanın en uygunu olacağını düşündüm!

Sağlıklı beslenmeye/formunu korumaya/kilo vermeye kendini adamış masa başı çalışanı kadınlar olarak, bir noktada temel besin maddemizin marul haline geldiğini farkettik. Yine de bir arpa boyu yol gidememiştik! 10 yılı aşan çalışma hayatım boyunca öğle yemeklerimin %90'ında salata yemiş olabilirim. Gelgelelim salata anlayışım gibi, sağlık ve beslenme konusundaki görüşlerim de seneler içerisinde oldukça değişti. Temel derdim, alıp verdiğim (ve hatta bugün itibariye yeniden vermeye çalıştığım) kilolardan fazlası haline geldi.

Daha bana özel, daha sürdürülebilir, daha basit, daha bütün bir beslenme düzeninin arayışına girdim. Hem anlık olarak hem uzun vadede iyi hissetmenin peşine düştüm.

Aşçı değilim. Beslenme uzmanı değilim. Mühendisim. Sadece merak ediyorum, okuyorum, inceliyorum, deniyorum, tadıyorum, farklı beslenme tercihlerine/zorunluluklarına uygun alternatifleri araştırıyorum ve tüm bunların kendi yolculuğumu zenginleştirmesinden keyif alıyorum :)

Öğle yemeğim yine salata, ama artık yağsız yeşilliklerden daha fazlası.

Biraz ilham, biraz motivasyon, biraz da benim hikayemi dinlemek için... sonraki postlarda görüşmek üzere!