28 Kasım 2016 Pazartesi

Fed Up ve hedefler üzerine

Haftasonu, Fed Up isimli belgeseli izledim. Film, Amerika’daki obezite probleminin ve buna bağlı sağlık sorunlarının son yıllarda çok yaygınlaşmış ve çocukluğa kadar inmiş olmasını, temelde şekere ve şeker ilaveli işlenmiş gıdalara küçük yaştan itibaren maruz kalınmasına bağlıyor (ve devletin politik & ekonomik nedenlerden dolayı bu durumu düzeltmekte yetersiz kaldığını savunuyor).




Benim için filmin en vurucu kısımları, kilo vermeye çalışan çocukların hikayeleriydi. Bu çocuklar, kilolu olduklarının farkındalar, kendilerini bunun için suçlu hissediyorlar, toplum tarafından, hiç hareket etmeyen, kendisi için doğru seçimleri yapamayan tembeller olarak damgalanmış durumdalar, hatta alay konusu oluyorlar. Gerçekten kilo vermek istiyorlar, sadece görüntüleri değil aynı zamanda sağlıkları için. Ama hem kendileri hem de aileleri bu konuda o kadar fikirsizler ki!

Zayıflamanın tek ve basit bir formülü olduğunu savunanlar var, sadece günlük kalori hesabı yaparak fast food yiyerek dahi kilo verebilenler de, farklı besinlerden gelen kalorinin vücutta aynı etkiyi yaratmadığını savunanlar da, bazı gıdaları tamamen düşman ilan edenler de, her besin grubundan dengeli bir şekilde yenmesi gerektiğini önerenler de. Ben bu konuda bilirkişi değilim. Ama benzer şekilde beslenen insanların vücutlarının tamamen zıt tepkiler verdiğine rastladım. Ya da tam tersi, farklı yöntemler uygulayarak aynı hızda zayıflayan insanlara şahit oldum.



Başarılı diyetin, öncelikle gerçekçi ve sürdürülebilir olması, ama en önemlisi kişinin özelliklerine, aile hikayesine, sağlık koşullarına, alışkanlıklarına hatta psikolojisine özel hazırlanması gerektiğine inanıyorum. Ayrıca zayıf olmanın (ya da dışarıdan zayıf görünmenin) sağlıklı olmak anlamına gelmediği gibi; zayıflamanın sadece birkaç aylık diyet süresi ile değil, daha uzun vadeli değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim hedefim geçici bir süre için çaba sarfederek tartı üzerindeki bir sayıya inmek değil, ömür boyu sağlıklı ve dengeli yaşamak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder