Whole30 diye bir şey duydunuz mu?
Whole30, yemekle ilişkinizi temize çekmenize ve hem beslenme düzeninizi hem de daha genel olarak hayatınızı değiştirmeyi hedefleyen 30 günlük bir plan. Uyku düzeninizi, enerji seviyenizi, modunuzu, dikkatinizi, yağ-kas oranınızı, motivasyonunuzu, özgüveninizi, hayat kalitenizi iyileştirmeye giden yolun, tabağınıza koyduklarınızı değiştirmekle başladığını savunan bir yaklaşım; kendi deyimleriyle, sağlığınız ve alışkanlıklarınızı düzenlemek için bir reset butonu.
Whole30'un yaratıcıları, farkında olmasanız bile, bazı gıda gruplarının vücudunuza ve hayat kalitenize negatif etkisi olabildiğini ve alerjilerden yorgunluğa, sindirim bozukluklarından cilt rahatsızlıklarına, teşhis konamamış veya ilaçla iyileşememiş sorunlarınızın direkt yediklerinizle ilgili olabileceğini savunuyorlar. Özetle, psikolojik olarak sizi rahatsız eden, hormonal dengesizlikler yaratan, sindirimizini zorlaştıran vb gıdaları tespit etmek ve yediklerinizin sizi nasıl etkilediğini keşfetmek için, bazı gıda gruplarını 30 günlüğüne beslenmenizden çıkarmanızı ve 30 günün sonunda kontrollü bir şekilde teker teker yeniden eklemenizi öneriyorlar.
Ben whole30 ile 4 sene önce, takip ettiğim bir blogger sayesinde tanıştım. Şeker, tahıl, bakliyat ve alkolün olmadığı, bol sebze-meyve, bol protein ve doğal/tam gıdalarla beslendiği bu 30 günü, hayatının en iyi ayı olarak tanımlamış ve deneyimini tüm detaylarıyla, öncesi-sonrası resimleriyle anlatmıştı bloğunda. Bunun üzerine ben de araştırmaya koyuldum; web sitelerini okudum, kitaplarını karıştırdım, yazarlarını takip ettim, bu beslenme bakış açısıyla hayatları değişen, müthiş dönüşümler geçirmiş bir sürü insanın hikayesiyle tanıştım...
Bu 4 sene boyunca bir çok kez alışkanlıklarımı değiştirmeyi denedim, bana iyi gelmediğini düşündüğüm gıdaları belirlemeye çalıştım, rejim yaptım, kilo verdim, kilo aldım... en sonunda benim çözmeye çalıştığım soruların cevabının bu 30 günde saklı olabileceğine inandım ve deneyip kendim görmeye karar verdim :)
Ekim başından beri hem psikolojik hem de fiziksel olarak bu deneyime hazırlıyordum kendimi. Önce doğru tarihi belirledim, sonra düzenli olarak evde yeme pişirmeye başladım, daha yumuşak bir geçiş yapabilmek için günlük hayatımdan ekmeği, işlenmiş şekeri ve sütü çıkardım, son olarak sigarayı da bırakıp, 19 kasımda ilk 30 günüme başladım!
Zor mu? Kolay değil. Ve inanılmaz zamanımı alıyor, hatta evdeki saatlerim çoğunlukla mutfakta geçiyor diyebilirim :) Ama 4. günü tamamlarken, sırf sonunda bu maceraya atıldığım için bile kendimi çok iyi hissediyorum. Amacım kilo vermek değil, yeni bir düzen kurmak, kendimi daha iyi tanımak, alışkanlıklarıma farklı bir gözle bakabilmek ve beslenme tercihlerime odaklanmak. Bu yolculuğum umarım sizi de kendiniz için daha sağlıklı seçimler yapmaya motive eder :)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder