26 Kasım 2016 Cumartesi

İlk haftanın ardından...

Konsept whole30 değil de whole21 olsa, başlamak için bu kadar beklemezdim muhtemelen. Hele ki kurallardan biri, "kaçamak yaparsan ilk güne geri dön!" iken, 30 sayısı kulağıma biraz iddialı geliyordu. Ama işte 7 gün geçti bile ve ben bu beslenme düzenindeki ilk haftamı devirdim!




Bu haftanın epey zor olmasını bekliyordum. Evet sigarayı bırakmıştım ama acil durumlarda çiğnediğim nikotin sakızım olmadan ne yapacaktım? Bir süredir evde yemek pişiriyordum ama her gün için 3 öğünlük hazırlık yapmak beni ne kadar zorlayacaktı? Ofiste doğum günü kutlanacak mıydı? Ya cuma akşamı dışarı çıkarsak ne içecektim? Kafamdaki bu deli soruların üzerine bir de 1,5 ay önceden belirlediğim başlangıç tarihimden bir gün önce hasta oldum. Deli gibi burnum akıyor ve boğazım acıyordu. Yine de whole30'u ertelemedim. Kendime ballı ıhlamur yerine maydanoz çayı yaptım ve battaniyenin altına kıvrıldım.

Whole30'un 2-3. günleri "hangover" olarak adlandırılıyor. Bu, detox programlarının başında olduğu gibi halsizlik, yorgunluk ve özellikle de baş ağrısı gibi sıkıntılar yaşayabileceğiniz anlamına geliyor. Ben 2. gün sabah uyandıktan gece yatana kadar kesintisiz baş ağrısı çektim. Ama ne kadarı vücudumun tepkisinden, ne kadarı hastalık nedeniyle tamamen tıkanmış sinüslerimdendi, onu bilemiyorum :)


Bütün haftasonunu yatarak geçirmem nedeniye, planladığımın aksine haftanın büyük kısmı için önceden yemek pişiremedim. Sadece arada etli&sebzeli bir tencere yemeği pişirebildim, o kadar. Bu durum bana hafta içi yol, su, elektrik olarak geri döndü :) Akşamları evdeki tüm zamanımı yemek yaparak geçirdim, hatta neredeyse mutfakta yaşadım diyebilirim! 

Öte yandan, güzel gelişmeler de olmadı değil :) Mesela salı günü birden mucizevi bir şekilde iyileştim. 2. günkü baş ağrısından sonra herhangi bir şikayetim olmadı, ekstra sinirli olmadığım gibi, aşırı bir yorgunluk da yaşamadım. Hatta hafta boyu gece geç saatlerde yatmama rağmen gün içinde enerjimde bir düşüş olmadı. Üstte öngörülen durumlar benim için pek geçerli değildi anlayacağınız, umarım ilerleyen günlerde de karşıma çıkmazlar!

İlk haftada neler yedim? 

* Öncelikle her sabah mutlaka kahvaltı ettim. İstisnasız her kahvaltım yumurta içeriyordu, yanına bazen salata bazen biraz meyve ekledim.

* Genellikle önceki akşamdan kalan yemeği ertesi gün öğlen yemek için ofise taşıdım. Sadece bir öğlen dışarıda salata yedim ama açıkçası hangi restorandan ne alabilirim diye düşünmek yerine evde hazırladıklarımı götürmek daha cazip geldi.

* Sırf alışkanlıktan ara öğün yapmamaya gayret ettim, ama bu konuda kendimi çok da zorlamak istemedim. Bu haftam çoğunlukla 4 öğün şeklinde geçti. Akşamüstü bir avuç badem atıştırdığım da oldu, gece yarım portakal yediğim de. 

* Öğle ve akşam yemeklerim bir porsiyon protein, yanına sebze ve bazen salatadan oluşuyordu. Kırmızı et, tavuk (organik) ve deniz ürünlerini dengelemeye çalıştım. Haftanın yıldızı açık ara domatesli karides soslu kabak spagettiydi, bunun tarifini blogda mutlaka paylaşacağım ;)



Nerelerde zorlandım?

* Öyle tatlılar çikolatalar değil ama canım inanılmaz kola çekti. Limonlu soda içerek atlatmaya çalıştım. Bak yazarken yine aklıma geldi :/

* Sigarayı değil ama nikotin sakızını epey aradım. İçindeki tatlandırıcıdan dolayı olabilir mi acaba? :)

* Buzdolabını güzel malzemelerle doldurmuş olmama ve neticede ne pişireceğime onlara göre karar vermeme rağmen, yemek hazırlığı yapmakta inanılmaz zorlandım. Öyle mi pişecek, böyle daha mı çabuk olur, kaç porsiyon çıkacak, yanına ne gider, artan malzemeden ne yaparım diye planlamaya o kadar çok zaman harcadım ki anlatamam. Üzerine pişirme ve temizlik süresi de cabası!

2. hafta için planlar:

* Haftalık bir menü çıkarıp, alışverişi ona göre yapmaya ve büyük kısmını pazar gününden pişirmeye karar verdim. Böylece belki akşamları kendime daha çok vakit ayırabilirim :)

* Su içme konusunda zayıfım, bu hafta buna çalışmak istiyorum.

* Bu hafta geceleri ortalama 5,5-6 saat uyuyabildim, uyku süremi de biraz artırmam lazım.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder